Ambulans ve 2 araç çarpıştı! Ölü ve yaralılar var — Mynet

Alınan bilgiye göre, Şaphane ilçesinden kalp krizi geçiren bir hastayı taşıyan Cevdet Işık yönetimindeki 43 BD 081 plakalı 112 Acil Servis ambulansı, Kütahya-Çavdarhisar kara yolunun Yalnızsaray Kavşağı’nda, Himmet Duvar’ın kullandığı 03 VZ 680 plakalı otomobil ve Halil İbrahim Çiçek idaresindeki 15 SC 197 plakalı otomobile çarpıştı.

Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

YARALILAR TEDAVİ ALTINA ALINDI

Kazada, otomobildeki Veli Balsak olay yerinde, sürücü Himmet Duvar ve ambulanstaki hasta Recep Çiçek kaldırıldığı Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hayatını kaybetti.

Yaralanan ambulans sürücüsü Işık, sağlık personelleri Mehmet Azcan ve Turgay Tüzen ile ambulanstaki hasta yakını Beytullah Çiçek aynı hastanede tedavi altına alındı. (AA)

Рубрика: Haberler | Добавить комментарий

Meteorolojiden orman yangını uyarısı! — SuperHaber

Meteoroloji 4. Bölge Müdürlüğü Bölge Tahmin ve Uyarı Merkezinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Muğla genelinde yarından itibaren 26 Ağustos Pazartesi günü akşam saatlerine kadar yüksek sıcaklıkların etkili olması bekleniyor.

İl genelinde en yüksek hava sıcaklığının 40 derece, nem oranının ise yüzde 15-30 olacağı tahmin ediliyor.

Yüksek sıcaklık ve kuru havanın neden olabileceği olumsuzluklar ile meydana gelebilecek orman yangınlarına karşı dikkatli ve tedbirli olunması istendi.

Рубрика: Haberler | Добавить комментарий

İran: ‘Fransa’yı Dinlemeye Hazırız Ama ABD’ye Tolerans Yok’ — Mynet

22.08.2019 18:09 | Son Güncelleme 9 saat önce

İran Dışişleri Bakanı Cevat Zarif, Amerika’nın geçen yıl geri çekildiği İran’la yapılan uluslararası nükleer anlaşmanın yürürlükte kalabilmesi için Fransa’nın sunacağı önerileri değerlendirmeye hazır olduklarını ancak Amerika’nın Körfez’e müdahalesini tolere etmeyeceklerini söyledi.

Tahran bir taraftan da Washington’la yaşadığı gerilim tırmanmaya devam ederken, askeri gücünü yansıtabilme amacıyla yeni yerli savunma sistemlerini tanıttı.

Trump yönetiminin, 2015 yılında İran’ın nükleer programının kontrol altında tutulması için yapılan uluslararası anlaşmadan 2018 yılı Mayıs ayında geri çekilerek İran’a yaptırımları arttırmasından bu yana iki ülke arasındaki kriz büyümeye devam ediyor. Diğer taraftan, Avrupa ülkeleriysa İran’ın sözkonusu anlaşmaya uymaya devam etmesini sağlamaya çalışıyor. Bu kapsamda, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron yeni tekliflerle geldi.

Macron Çarşamba günü yaptığı açıklamada, ‘İran halkının daha iyi yaşayabilmesini sağlamak adına’ yaptırımların hafifletilmesi ya da Tahran’a, anlaşmaya tamamen uyması şartıyla bir tür tazminat mekanizması oluşturulması önerisinde bulundu.

Norveç Uluslararası İlişkiler Enstitüsü’nde konuşan Cevad Zarif de, Macron’la bu konuyla ilgili görüşmeyi dört gözle beklediğini belirtti ve “Masaya yeni öneriler yatırıldı, Hem Fransa hem de İran tarafından masaya yatırılan yeni öneriler sözkonusu. Yarın (23 Ağustos, Cuma) bunlar üzerinde görüşeceğiz” dedi.

Zarif ayrıca Amerika’nın özellikle son dönemlerde Hürmüz Boğazı’na yönelik başlattığı ve şu ana kadar İngiltere, Avustralya ve Bahreyn’in arka çıktığı güvenlik politikalarıyla ilgili de uyarıda bulundu.

Zarif, “ABD’nin Basra Körfez’inde varlığını görünür kılmasının ardındaki niyet İran’a karşı durmak. Birileri bizim sularımıza gelip bizi tehdit ettiğinde bizden sessiz kalmamızı beklemeyin” şeklinde konuştu. Zarif İran’ın Körfez’de savaş başlatan taraf olmayacağını ancak gerektiğinde kendisini savunacağını da ekledi.

Özellikle küresel petrol ticareti açısından kilit bir konuma sahip olan Basra Körfezi’nde son birkaç ay içinde, ticari gemilere yönelik bir dizi saldırı gerçekleşti. Amerika bunlardan İran’ı sorumlu tutarken, İran suçlamaları reddediyor.

Gerilimin tırmandığı bir dönemde İngiltere’nin geçen ay Cebelitarık Boğazı’nda bir İran tankerine el koyması uzlaşma yollarını daha da zorlaştırmış oldu. Sözkonusu tanker bu hafta başında Cebelitarık’tan serbest bırakıldı ve Yunanistan’a doğru seyrettiği belirtildi.

Yeni savunma sistemi: Bavar-373

Diğer taraftan, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ise yerli yapım bir savunma sisteminin de tanıtıldığı bir törene katıldı.

Perşembe günü İran Ulusal Savunma Sanayii Günü kapsamında düzenlenen resmi askeri törende İran yapımlı uzun menzilli, karadan havaya füze savunma sistemi Bavar-373 sergilendi.

Devlet kontrollu medyaya konuşan Savunma Bakanı Amir Hatami bu yeni sistem sayesinde hedefleri 300 km öteden tespit edip, 200 km uzaklıkta ise etkisiz hale getirebileceklerini kaydetti.

İran, yaptırımlar karşısında askeri gücünü genişletme çalışmalarını hızlandırdı. Ancak Batılı uzmanlar İranlı yetkililerin genelde mevcut askeri kapasitelerini abartarak anlattığına vurgu yapıyor.

Öte yandan, İran geçtiğimiz günlerde Körfez’de bir ABD askeri gözetim drone’unu vurmuş ve bu insansız hava aracının İran suları üzerinde seyrettiğini iddia etmişti. Washington ise vurulan drone’un uluslararası hava sahasında olduğunu savunuyor.

Рубрика: Haberler | Добавить комментарий

Mardin’de 5 terörist etkisiz hale getirildi — Memurlar

Mardin Valiliğinden yapılan açıklamada, Savur ilçesi Taşlık ve Yazır mahalleleri kırsal alanlarında gerçekleştirilen Kılıç 150 hava destekli faaliyet kapsamında, 5 bölücü terör örgütü mensubunun etkisiz hale getirildiği belirtildi.

Açıklamada, «Operasyon kapsamında, 3 adet Kaleşnikof piyade tüfeği, 3 adet M-16 piyade tüfeği, 1 adet 40 MM TBA-6R1 bombaatar, 1 adet tabanca, 4 adet el bombası, 8 adet dolu Kaleşnikof şarjörü, 2 adet el telsizi, 1 adet gece görüş dürbünü, 1 adet laptop, muhtelif miktarda el yapımı patlayıcı düzeneği, pil bloğu, fünye ve güç kaynakları, muhtelif miktarda yaşam malzemesi, doküman ve tıbbi malzeme ele geçirilmiştir. Vatandaşlarımızın huzur ve güven içinde hayatlarına devam etmesini sağlamak amacıyla bölücü terör örgütü mensupları ile mücadele kapsamında yürütülen faaliyetlere kararlılıkla devam edilmektedir» denildi.

Рубрика: Haberler | Добавить комментарий

Dağa kaçırıldığını iddia ettiği oğlu için HDP önünde oturma eylemine başladı — Sabah

Alınan bilgiye göre, Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesi Soğanlı Mahallesi’ndeki evinden iki gün önce çıktıktan sonra kendisinden haber alınamayan Mehmet Akar’ın (21) annesi Hacire Akar (70), polis merkezine giderek kayıp müracaatında bulundu.

Oğlunun HDP’liler aracılığıyla dağa kaçırıldığını düşünen anne Akar, daha sonra HDP Diyarbakır İl Başkanlığına giderek partililerle tartıştı.

Anne Akar, camını kırdığı parti binasının önünde oturma eylemine başladı.

HDP’ye isyan eden anne Hacire Akar’dan oturma eylemi

Acılı annenin HDP’li görevlilerce tartıştığı ve parti binasının camını kırdığı anlar güvenlik kameralarınca görüntülendi.

HDP’liler hakkında suç duyurusunda bulunduğu öğrenilen anne Akar’ın diğer oğlu Fırat Akar’ın da 1994 yılında terör örgütü PKK’lılarca kaçırıldığı, 2017 yılında dağda öldürüldüğü öğrenildi.

Anne Akar’ın HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önündeki eylemi sürüyor.

«OĞLUM HDP BİNASINA GİRDİ BİR DAHA ÇIKMADI»

Yakınları ile HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önündeki oturma eylemini sürdüren anne Akar, yaptığı açıklamada, oğlu kendisine teslim edilinceye kadar eylemini sürdüreceğini söyledi.

20 gün sonra oğlunun düğününü yapacağını belirten anne Akar, «Ciğerim için buradayım. HDP oğlumu kaçırdı. Oğlum HDP binasına girdi bir daha çıkmadı. Ben oğlumu istiyorum. Yerde yoksa gökten de olsa getirecekler oğlumu. Bu binadan çıkmıyorum oğlum getirilene kadar.»

Kurban Bayramı’ndan 3 gün sonra oğlunu nişanladığını vurgulayan anne Akar, düğün hazırlıklarını tamamladıklarını, düğün için gün saydıklarını dile getirdi.

«HANİ NEREDE BU HDP’NİN ADALETİ»

İnsan hakları savunucularına çağrıda bulunan anne Akar, şöyle devam etti:

«Oğlum nişanlı, bayramdan 3 gün sonra nişan yaptık. 20 gün sonra düğünü olacak. Altınlarını aldım, evini döşedim, düğün salonunu kiraladım gelip buraya girmiş. Suyun içine hap koyup vermişler onu bilinçsizleştirip götürmüşler. Eli kınalı damadımı götürdüler. Hani nerede bu HDP’nin adaleti, nerede insan hakları? 20 günlük damat kaçırılır mı? İki çocuğumu daha önce bunlar kaçırıp götürdüler bu üçüncüsü. Her yıl birini götürüyorlar. 16-17 yaşına geldiler mi kaçırıyorlar.»

«OĞLUM GELENE KADAR EVİM BURASI»

Daha önce de bir yıl arayla iki oğlunun kaçırılarak dağa götürüldüğünü dile getiren Akar, elindeki tek oğlunun kaçırılmasına yüreğinin dayanmadığını söyledi.

Oğlunun telefonla aranarak partiye çağrıldıktan sonra kendisinden haber alamadıklarını vurgulayan anne Akar, «Ferhat ve Salih’imi kaçırdılar elimde bu damat olan oğlum kalmıştı. Hani nerede insan hakları. Getirin o insan haklarını. Kimse gelip bizimle konuşmuyor, kapıyı kapatmaya çalışıyorlar, izin vermiyorum. Benim oğlum gelene kadar buradayım. Oğlum gelene kadar evim burası. Her gün oğlumu telefonla arayıp çağırıyorlardı. En son telefonu aldık ondan arayan kişi ‘İl başkanlığındayım gel.’ dedi. Daha sonra oğlum çıkıp buraya geldi ve artık haber alamıyoruz. Oğlum gelene kadar buradayım ya getirecekler oğlumu ya da ben buradan gitmiyorum. Burada gelip bana hakaret ediyorlar, ‘Oğlun hırsızların arasındadır.’ diye hakaret ediyorlar oysa oğlumu buraya çağırıp kaçırdılar.» şeklinde konuştu.

«ZENGİNLER ARKADA DURUYORLAR FAKİRLERİ GÖTÜRÜYORLAR»

Yengesine destek vermek amacıyla HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önüne gelen hala Süreyya Aslan da yeğeni getirilene kadar yengesine destek vereceğini söyledi.

Yeğeninin düğünü için gün saydıklarını vurgulayan hala Aslan, şunları kaydetti:

«Yengeme destek olmak için buradayım. Yeğenim ortadan kayboldu, buraya götürmüşler. Duyar duymaz da buraya geldim. Burada bekleyeceğiz. Bir yeğenimi kaybettim, diğerini kaybetmek istemiyorum. Kim canlı oğlunu kaybetmek ister ki biz isteyelim. Yeğenim nişanlıdır, düğününe az kaldı. Bizler düğün gününü beklerken, o heyecanla beklerken bir anda ortadan kayboldu. Biz oğlumuzu istiyoruz, gelene kadar burada bekleyeceğiz. Oğlumuzu HDP’den istiyoruz. Madem ki amacı buysa insan gibi gönüllü olanları götürsünler niye zorla götürüyorlar, fakirleri götürüyorlar. Zenginler fakirleri kullanıyorlar, zenginler arkada duruyorlar fakirleri götürüyorlar.»

BUGÜN NELER OLDU
Рубрика: Haberler | Добавить комментарий

Meteoroloji’den orman yangını uyarısı — Habertürk

Meteoroloji 4. Bölge Müdürlüğü Bölge Tahmin ve Uyarı Merkezinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Muğla genelinde yarından itibaren 26 Ağustos Pazartesi günü akşam saatlerine kadar yüksek sıcaklıkların etkili olması bekleniyor.

İl genelinde en yüksek hava sıcaklığının 40 derece, nem oranının ise yüzde 15-30 olacağı tahmin ediliyor.

Yüksek sıcaklık ve kuru havanın neden olabileceği olumsuzluklar ile meydana gelebilecek orman yangınlarına karşı dikkatli ve tedbirli olunması istendi.

Рубрика: Haberler | Добавить комментарий

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Doğu Akdeniz mesajı: Aynı kararlılıkla devam edeceğiz — Hürriyet

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ersin Tatar, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

KKTC Başbakanı Tatar ve beraberindeki heyeti Ankara’da ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, «Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliği ve refahı için yürüttüğü çalışmaları desteklemeye devam etmektedir, devam edeceğiz. Kendi haklarımızı nasıl savunuyorsak, Kıbrıs Türklerinin de Ada’daki ve bölgedeki çıkarlarını aynı kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz. Sorunun ortaya çıkışı da bugüne kadar gelişi de tamamen Rumların uzlaşmaz tavırlarından kaynaklanmaktadır.» ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahalesinin oradaki soydaşlara yapılan kanlı saldırılar sebebiyle olduğunu anımsatan Recep Tayyip Erdoğan, şunları kaydetti:

«Dün Kıbrıs Türklerinin kanını akıtarak Ada’yı ele geçirmeye çalışanlar, bugün de siyasi ve ekonomik saldırılarla aynı amacın peşindeler. Avrupa Birliği’nin, Ada sorununu çözme konusundaki Birleşmiş Milletler ve uluslararası topluma verdiği sözlerin hiçbirini tutmayan Rum kesiminin yanında yer alması kendi ayıbıdır. Özellikle Kofi Annan döneminde atılan adımlar ve bu adımlar karşısında yine ne yazık ki Rumların tutumları sebebiyle bir referanduma gidilmesi ve bu referandum neticesinde Kıbrıs Türklerinin sözünde durması, Rumların ise sözünde durmaması ama buna karşılık maalesef Güney Avrupa Birliği’ne alınmış, Kuzey ise dışlanmıştır.»

class=’cf’>

Mali noktada verilen sözlerin de tutulmadığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

«O gün bugün aynı durum devam etmektedir. Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon arama sebebiyle ülkemize ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yönelik sözde tedbirler açıklayan Avrupa Birliği, bu tavrıyla bize değil kendisine zarar veriyor. Türkiye, Kıbrıs meselesi ile Ada ile derin tarihi bağları yanında buradaki üç garantör ülkeden biridir. Üç garantör ülkeden biri olması hasebiyle de söz hakkı vardır. Hiç söz hakkı olmayanların kalkıp da burada tasarrufta bulunmaya yönelmesi bizi pek de ilgilendirmez. Bu arama çalışmalarına bizler şu anda aynı kararlılıkla devam ediyoruz, devam edeceğiz.

Bütün bunlar ortadayken maalesef buradaki en çılgın yaklaşım, kendilerini resmen tanımadığımız için Kıbrıs Rum kesiminin tek muhatabı, Ada’daki sorunu müzakere ettikleri Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’dir. Avrupa Birliği bu meseleye müdahale tarzıyla Ada’da eşitliği değil eşitsizliği, hakkaniyeti değil haksızlığı, barışı değil zulmü savunan bir konuma düştü. Maalesef Avrupa Birliği’nin ve uluslararası toplumun attığı her adım, Kıbrıs Rumlarını çözüm değil çözümsüzlük yolunda cesaretlendirmektedir. Bu süreçte asıl önemli olan Kıbrıs Türklerinin kendi içlerindeki birliği, beraberliği, dayanışmayı güçlü tutmasıdır.»

Cumhurbaşkanı Erdoğandan Doğu Akdeniz mesajı: Aynı kararlılıkla devam edeceğiz

class=’cf’>

«GEREKEN CEVAPLARI VERMEKTEN ÇEKİNMEYECEĞİZ»

Kıbrıs Rum kesiminin samimi ve gerçekçi bir uzlaşma zeminine gelirse Ada’da herkesin beklediği çözüm yolunun açılacağını vurgulayan Erdoğan, «İşte güne gelene kadar Türkiye olarak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile birlikte her alanda kendi yol haritamıza uygun adımlar atmaya devam edeceğiz.» diye konuştu.
Doğu Akdeniz’de Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni yok sayan projelerin hayata geçirilemeyeceğine işaret eden Recep Tayyip Erdoğan, «Ülkemizin bu konudaki kararlılığını sınamak isteyenler, şu ana kadar gerekli dersleri almış olmalılar. Şayet yaşananlardan hala ders almayanlar varsa onlara da gereken cevapları vermekten çekinmeyeceğimizin bilinmesini isterim.» şeklinde konuştu.

«EN KÜÇÜK BİR ŞÜPHE DUYMUYORUM»

«Rum tarafının ve arkasında yer alan kesimlerin oyunları artık hepimizin malumudur.» diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

«Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki hiçbir yöneticinin ve hiçbir Kıbrıs Türkü’nün bu oyunlara gelmeyeceğine inanıyorum. Sayın Başbakan ve heyetiyle bugün yaptığımız görüşmede, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yönetiminin bu konudaki dirayetini ve kararlılığını görmekten memnuniyet duydum. Aynı dirayetli ve milli yaklaşımın ülkenin diğer yönetim kademelerinde de hakim olduğundan en küçük bir şüphe duymuyorum. Kıbrıslı kardeşlerimizle birlikte Doğu Akdeniz’de başlattığımız hidrokarbon arama faaliyetlerini halen 2 sondaj ve 2 sismik araştırma gemisiyle yürütüyoruz. Tabii bu gemilerimizin faaliyetlerini güvenle yürütebilmeleri için Deniz ve Hava Kuvvetlerimizin unsurları da görev başındadır.»

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de haksız, adaletsiz bir yaklaşıma asla müsaade etmeyeceğinin altını çizen Erdoğan, bölgede hak ve iddia sahibi diğer tüm ülkelerle de doğrudan veya dolaylı yakın ilişki içinde olduklarını söyledi.

class=’cf’>

«DEMEK Kİ TÜRK BAYRAĞINI BU DA TANIMIYOR»

Kıta sahanlığını koruma ve Kıbrıs Türklerinin üzerinde hakkı olan hidrokarbon kaynaklarına sahip çıkma konusundaki çabalarını meşruiyet sınırları içinde sürdürdüklerini bildiren Recep Tayyip Erdoğan, «Rum kesiminin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımayan tavrı, ortada tarihiyle, coğrafyasıyla, nüfusuyla, kültürüyle, siyasi ekonomik haklarıyla bir toplum ve bir devlet olduğu gerçeğini değiştirmiyor.» dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğandan Doğu Akdeniz mesajı: Aynı kararlılıkla devam edeceğiz

Erdoğan, şunları kaydetti:

«Tabii şunu da üzülerek söylüyorum, ülkemizde ana muhalefet partisinin başındaki zat maalesef oradaki Silahlı Kuvvetlerimize ait gemilerimizi, bunun yanında sondaj ve sismik araştırma yapan gemilerimizi herhalde başka yabancı düşman bayraklarla karıştırmak suretiyle bizim orada bulunmadığımızı söyleyecek kadar gözü var ama görmüyor. Amerika oradaymış, Fransa oradaymış, Katar oradaymış, şu oradaymış, bu oradaymış ama olmayan tek olmayan ülke Türkiye’ymiş. Her şeyden önce kendisini bir gözden geçirmesi lazım ve orada bulunan Silahlı Kuvvetlerimize ait fırkateynlerimizden tutunuz, oradaki 2 sondaj gemimiz, devasa ay yıldızlarla süslü olan sondaj gemilerimiz, sismik araştırma gemilerimizi tanımasını istiyorum.

Demek ki Türk bayrağını bu da tanımıyor. Ama sana da bunu tanıtacağız. İstesen de istemesen de tanıtacağız. Biz orada bu çalışmalarımızı yürütüyoruz, yürütmeye de devam edeceğiz. Çünkü milli davamız olarak gördüğümüz Kıbrıs meselesinin peşini, oradaki kardeşlerimizin güvenliğinden başlayarak, siyasi ve ekonomik hakları tamamen kendilerine teslim edilene kadar bırakmayacağız. Taşınmaz Mal Komisyonu çalışmalarından Maraş’ın yeniden iskana açılmasına kadar her meseleyi bu anlayışla yakından takip ediyoruz.»

KKTC Başbakanı’nın açıklamaları şöyle;

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ersin Tatar, «Kıbrıs Türklerinin hak ve çıkarlarını korumak için Türkiye’nin yapmakta olduğu fedakarlıklar ve Doğu Akdeniz’deki çalışmalar, bizlere güç vermektedir.» dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, Türkiye’ye yaptığı ilk resmi ziyaret için başkentte bulunan Tatar ile baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Tatar, Erdoğan’ın davetine icabetle, görevi devralmasının ardından ilk resmi programı kapsamında Türkiye’de ağırlanmaktan büyük memnuniyet duyduğunu söyledi.

Türkiye-KKTC iş birliğinin KKTC’nin daha da güçlenmesine, Kıbrıs Türk halkının daha da refah ve esenlik içerisinde yaşaması için gerekli ortamın oluşturulmasına katkı sağladığını belirten Tatar, KKTC’de önemli sektörlerin meydana geldiğini dile getirdi.

Tatar, turizm, yükseköğrenim ve su projelerini örnek göstererek, şöyle devam etti:

«Asrın projesi’ dediğimiz su projesiyle Anadolu suyu, şu anda KKTC’nin topraklarıyla buluşmuştur. Dolayısıyla bu da Kıbrıs’ın marka değerine değer katmıştır. O bakımdan Türk hükümetine bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.

KKTC’de bu tarımsal suyun arazilere dağıtılması için önemli bir proje yürütülmektedir. İçme ve kullanma suyu olarak bu su, her çeşmeden akmakta ve bundan sonra Güzelyurt ve diğer bölgelere suyun dağıtılmasıyla tarımsal faaliyetlerin de artacağına inanıyoruz.»

«DOĞU AKDENİZ’DEKİ ÇALIŞMALAR BİZLERE GÜÇ VERMEKTEDİR»

Türkiye’nin, KKTC halkının çıkarlarına verdiği desteğin önemini bir kez daha vurgulayan Tatar, «Kıbrıs Türklerinin hak ve çıkarlarını korumak için Türkiye’nin yapmakta olduğu bu fedakarlıklar ve Doğu Akdeniz’deki çalışmalar bizlere güç vermektedir.» dedi.

Tatar, Kıbrıs Cumhuriyeti anayasasına göre, esasında Kıbrıs Cumhuriyeti ve Adası’nın iki eşit halkının Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar olduğunu anımsatarak, şunları söyledi:

«Öyle bir anlayış devam etmektedir ki hepsi güya Rumlara aittir, böyle bir şeyi kabul etmemiz mümkün değildir. Ne mutlu bize ki Türkiye Cumhuriyeti’nin fevkalade önemli adımlarıyla bu bölgede hak ve çıkarlarımızın korunması için ve hidrokarbon, petrol ve gaz aramalarında Türkiye’nin atmakta olduğu adımlar hem Türkiye’nin hem de Kıbrıs Türk halkının hak ve çıkarlarını sonuna kadar savunmak için bu fedakarlıklar ileri sürülmektedir.»

Cumhurbaşkanı Erdoğandan Doğu Akdeniz mesajı: Aynı kararlılıkla devam edeceğiz

1960 ANLAŞMASINDAKİ «MÜDAHALE HAKKI»

Kıbrıs meselesinin çözümü için uluslararası müzakere pozisyonunda dikkatli olunması gerektiğine dikkati çeken Tatar, şu değerlendirmelerde bulundu:
«Hükümetimizin anlayışına göre, artık bu saatten sonra federal temelli bir anlaşmanın pek umut arz etmediği, eğer bir müzakere süreci tekrar başlayacak ise bunun gerekli zemininin oluşması gerektiği, Crans Montana’da bırakıldığı noktadan tekrar, aynı noktadan başlamasının pek de anlamlı olamayacağını, dolayısıyla sonuç odaklı veya sonunda ne olacağı belli olmayan bir tehlikeli sürece, mecraya girmenin hiç de gerek olmadığını düşünmekteyiz ancak dediğim gibi, Kıbrıslı Türkler her zaman barış ve anlaşmadan yanadır ama tabii ki bizim üzerinde fevkalade hassasiyetle durduğumuz bir konu vardır. O da Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğüdür.»
Tatar, 1960 anlaşmasındaki «Türkiye’nin müdahale hakkı» noktasını hatırlatarak, şunları kaydetti:

«1960 anlaşmalarının en önemli noktası, Türkiye’nin garantör ülke olarak tek taraflı müdahale hakkıydı. Her konuşmamda vesile oluyor, o zamanın Başbakanı Adnan Menderes’e ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’ya, tabii ki Doktor Fazıl Küçük’e, Rauf Denktaş’a ve ekiplerine teşekkür ediyorum. Çünkü o zaman o anlaşmanın ekinde, Türkiye’nin garantör ülke olarak tek taraflı müdahale hakkı olmasaydı, bildiğiniz gibi 1974’te Türkiye kolay kolay müdahale edemeyecekti.»

Türkiye’nin Kıbrıs sorunundaki garantörlüğünün önemini vurgulayan Tatar, «Bundan sonra da mutlaka ve mutlaka bir anlaşma durumunda, Türkiye Cumhuriyeti’nin garantör ülke olarak yine tek taraflı müdahale hakkının bulunması gerekmektedir.» ifadesini kullandı.

Tatar, söz konusu soruna ilişkin güncel değerlendirmelerde bulunarak, «Türkiye’nin garantörlüğünün modasının geçtiği ve başka garantörlük mekanizmalarının ortaya çıkarılması» iddialarının Kıbrıslı Türklerce asla kabul edilmeyeceğinin altını çizdi.

Başbakan Tatar, şöyle devam etti:

«Halbuki şu anda oynanan oyun, Avrupa Birliği (AB) oyunu içinde herhangi bir anlaşma boyutuyla, (Türkiye’nin) ‘garantörlüğünün modasının geçtiği’ iddiasıyla ki, maalesef bunu bizim bazı arkadaşlarımız da zaman zaman seslendirmektedir. ‘Garantörlüğün modasının geçmesi’ dolayısıyla, başka bir garantörlük mekanizmasıyla Kıbrıs Federal Cumhuriyeti’nin güvenliği veya Kıbrıslı Türklerin haklarının korunması noktasında böyle bir durum ortaya çıkarmaya çalışıyorlar. Kıbrıslı Türkler, bunu asla kabul etmeyeceklerdir. Kıbrıslı Türkler, Türkiye Cumhuriyeti’nin yine tek taraflı müdahale hakkında ısrarcı olacaklardır.»

Türkiye Cumhuriyeti’nde ağırlanmaktan büyük gurur ve şeref duyduklarını dile getiren Tatar, Türkiye’ye her zaman güvendiklerini ve güvenmeye devam edeceklerini vurguladı.

Tatar, «Bizim temennimiz, Türkiye Cumhuriyeti’nin bu bölgede hak ettiği noktaya daha da güçlü olarak devam etmesidir.» dedi.

TÜRKİYE’NİN DESTEĞİNE İHTİYAÇ

Kıbrıslı Türklerin, Türkiye’nin geldiği aşamada bu kararlılığından ve iddialarından dolayı fevkalede memnun olduğuna dikkati çeken Tatar, KKTC’yi güçlendirmek ve halkına daha fazla refah, menfaat ve müreffeh yaşam sunabilmek için çalışacaklarını belirtti.

Tatar, daha üretken ve fazla rekabet eden bir yapının yanı sıra turizm, tarımsal faaliyetler, hizmet sektörü ve sanayi bölgeleriyle KKTC’nin gayri safi milli hasılasını artırabilmek ve kişi başına milli geliri mevcut seviyeden daha ileriye taşımak için üretken yapının ortaya çıkması gerektiğini de vurguladı.

Türkiye’nin kendilerine verdiği önemli desteklerle bu bahsettiği noktaya ulaşabileceklerine işaret eden Tatar, Ankara’daki davetten çok mutlu ayrıldıklarını kaydetti.

Рубрика: Haberler | Добавить комментарий

Son günlerde etkili oluyor! 2 bina tahliye edildi — Milliyet

İzmit’te son günlerde etkili olan yağmur nedeniyle akşam saatlerinde Cedit Mahallesi Eski Hastane Sokak üzerinde bulunan 5 katlı 16 daireli Karadenizliler Apartmanı ile Maslak Sokak üzerinde bulunan 4 katlı 8 daireli apartmanın zemininde toprak kaymasını yaşandığını fark edildi. Apartman sakinleri durumu polis, itfaiye ve belediye ekiplerine bildirdi.

Son günlerde etkili oluyor 2 bina tahliye edildi

Olay yerine gelen ekipler, toprak kaymasının yaşandığı bölgede incelemelerde bulundu. Yapılan incelemelerin ardından olası bir yıkılma tehlikesine karşı iki binada oturanların tahliye edilmesi kararı verildi. Bunun üzerine 24 dairede oturan vatandaşlar değerli eşyalarını alarak binaları tahliye etti. Vatandaşlar akraba ve yakınlarının evlerine gitti. Yapılan tahliye işleminin ardından iki bina belediye ekipleri tarafından mühürlendi. 

Toprak kaymasının yaşandığı Karadenizliler Apartmanında yaşayan Mehmet Baştürk akşam saatlerinde binanın arkasında bir toprak kayması yaşandığını belirterek, «Son günlerde yağan şiddetli yağmurlardan dolayı arka bahçede toprak kayması yaşandı. Çok fazla yağmur yağdı, zaten bu binalar hasarlı binalardı, yan bina yapılırken de kepçe darbeleri binayı yerinden oynattı. Kuvvetli yağmurlarla da toprak yerinden oynayınca toprak yavaş yavaş kaydı. Belediye ekipleri anons yaparak evi olmayanları misafirhanede ağırlayabileceklerini söyledi. Bizler de başımızın çaresine bakacağız bu akşam çocuğumun evinde kalacağım. Binalarda oturanlar yakınlarının evlerine geçtiler.» dedi.  

Son günlerde etkili oluyor 2 bina tahliye edildi

Рубрика: Haberler | Добавить комментарий

Oturma eylemi başlattı! ‘Oğlum HDP binasına girdi bir daha çıkmadı — Hürriyet

Alınan bilgiye göre, iki gün önce merkez Sur ilçesi Soğanlı Mahallesi’ndeki evinden çıktıktan sonra kendisinden haber alınamayan Mehmet Akar’ın annesi Hacire Akar, polis merkezine giderek kayıp müracaatında bulundu.

Oğlunun HDP‘liler aracılığıyla dağa kaçırıldığını düşünen anne Akar, daha sonra HDP Diyarbakır İl Başkanlığına giderek partililerle tartıştı.

Anne Akar, camını kırdığı parti binasının önünde oturma eylemine başladı.

Acılı annenin HDP’li görevlilerce tartıştığı ve parti binasının camını kırdığı anlar güvenlik kameralarınca görüntülendi.

HDP’liler hakkında suç duyurusunda bulunduğu öğrenilen anne Akar’ın diğer oğlu Fırat Akar’ın da 1994 yılında terör örgütü PKK’lılarca kaçırıldığı, 2017 yılında dağda öldürüldüğü öğrenildi.

Oturma eylemi başlattı Oğlum HDP binasına girdi bir daha çıkmadı

class=’cf’>

Anne Akar’ın HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önündeki eylemi sürüyor.

«OĞLUM HDP BİNASINA GİRDİ BİR DAHA ÇIKMADI»

Diyarbakır’da iki gündür haber alamadığı 21 yaşındaki oğlunun HDP’lilerce dağa kaçırıldığını iddia eden anne Hacire Akar, camını kırdığı HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde başlattığı oturma eylemini sürdürüyor.

Yakınları ile HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önündeki oturma eylemini sürdüren anne Akar, yaptığı açıklamada, oğlu kendisine teslim edilinceye kadar eylemini sürdüreceğini söyledi.

20 gün sonra oğlunun düğününü yapacağını belirten anne Akar, «Ciğerim için buradayım. HDP oğlumu kaçırdı. Oğlum HDP binasına girdi bir daha çıkmadı. Ben oğlumu istiyorum. Yerde yoksa gökten de olsa getirecekler oğlumu. Bu binadan çıkmıyorum oğlum getirilene kadar.»

Kurban Bayramı’ndan 3 gün sonra oğlunu nişanladığını vurgulayan anne Akar, düğün hazırlıklarını tamamladıklarını, düğün için gün saydıklarını dile getirdi.

«HANİ NEREDE BU HDP’NİN ADALETİ»

İnsan hakları savunucularına çağrıda bulunan anne Akar, şöyle devam etti:

«Oğlum nişanlı, bayramdan 3 gün sonra nişan yaptık. 20 gün sonra düğünü olacak. Altınlarını aldım, evini döşedim, düğün salonunu kiraladım gelip buraya girmiş. Suyun içine hap koyup vermişler onu bilinçsizleştirip götürmüşler. Eli kınalı damadımı götürdüler. Hani nerede bu HDP’nin adaleti, nerede insan hakları? 20 günlük damat kaçırılır mı? İki çocuğumu daha önce bunlar kaçırıp götürdüler bu üçüncüsü. Her yıl birini götürüyorlar. 16-17 yaşına geldiler mi kaçırıyorlar.»

«OĞLUM GELENE KADAR EVİM BURASI»

class=’cf’>

Daha önce de bir yıl arayla iki oğlunun kaçırılarak dağa götürüldüğünü dile getiren Akar, elindeki tek oğlunun kaçırılmasına yüreğinin dayanmadığını söyledi.

Oğlunun telefonla aranarak partiye çağrıldıktan sonra kendisinden haber alamadıklarını vurgulayan anne Akar, «Ferhat ve Salih’imi kaçırdılar elimde bu damat olan oğlum kalmıştı. Hani nerede insan hakları. Getirin o insan haklarını. Kimse gelip bizimle konuşmuyor, kapıyı kapatmaya çalışıyorlar, izin vermiyorum. Benim oğlum gelene kadar buradayım. Oğlum gelene kadar evim burası. Her gün oğlumu telefonla arayıp çağırıyorlardı. En son telefonu aldık ondan arayan kişi ‘İl başkanlığındayım gel.’ dedi. Daha sonra oğlum çıkıp buraya geldi ve artık haber alamıyoruz. Oğlum gelene kadar buradayım ya getirecekler oğlumu ya da ben buradan gitmiyorum. Burada gelip bana hakaret ediyorlar, ‘Oğlun hırsızların arasındadır.’ diye hakaret ediyorlar oysa oğlumu buraya çağırıp kaçırdılar.» şeklinde konuştu.

«ZENGİNLER ARKADA DURUYORLAR FAKİRLERİ GÖTÜRÜYORLAR»

Yengesine destek vermek amacıyla HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önüne gelen hala Süreyya Aslan da yeğeni getirilene kadar yengesine destek vereceğini söyledi.

Yeğeninin düğünü için gün saydıklarını vurgulayan hala Aslan, şunları kaydetti:

«Yengeme destek olmak için buradayım. Yeğenim ortadan kayboldu, buraya götürmüşler. Duyar duymaz da buraya geldim. Burada bekleyeceğiz. Bir yeğenimi kaybettim, diğerini kaybetmek istemiyorum. Kim canlı oğlunu kaybetmek ister ki biz isteyelim. Yeğenim nişanlıdır, düğününe az kaldı. Bizler düğün gününü beklerken, o heyecanla beklerken bir anda ortadan kayboldu. Biz oğlumuzu istiyoruz, gelene kadar burada bekleyeceğiz. Oğlumuzu HDP’den istiyoruz. Madem ki amacı buysa insan gibi gönüllü olanları götürsünler niye zorla götürüyorlar, fakirleri götürüyorlar. Zenginler fakirleri kullanıyorlar, zenginler arkada duruyorlar fakirleri götürüyorlar.»

Рубрика: Haberler | Добавить комментарий

AK Parti’nin 18. kuruluş yıl dönümü için marş hazırlandı — Anadolu Ajansı

Рубрика: Haberler | Добавить комментарий